eBird‘de Bir Türün Dağılım Haritası Nasıl Bulunur?

Bildiğiniz gibi Kuş Atlası için yapılan gözlemler eBird veri tabanında saklanıyor ve bütün kullanıcılarla paylaşılıyor. Bu sayede eBird’e üreme koduyla girdiğiniz bütün veriler Atlas’a dahil olabilecek.

Çevrimiçi bir veritabanı olan eBird’de, bir türe ya da bölgeye ait kayıtlara erişmeniz çok kolay. Veri tabanına girilmiş bütün kayıtları çözünürlüğü yüksek bir dünya haritası üzerinde görebilmek mümkün. Bunun için aşağıdaki adımları izlemeniz yeterli.

  1. Veri İnceleme bölümüne tıklayın.

ebird1

 

2. Tür Haritalarına tıklayın.

ebird2

 

3.  Haritasına bakmak istediğiniz türün adını arama çubuğuna yazın.

ebird3

 

4. Türün eBird’e girilmiş bütün kayıtları dünya haritası üzerinde karşınıza çıkacak.

ebird4

 

5. Karşınıza çıkan dünya haritasında incelemek istediğiniz ülkeyi yakınlaştırın.

ebird5

Mor rengin tonu, girilen kayıt sayısı arttıkça daha koyu görünür.

6. Haritayı iyice yaklaştırdığınızda gözlem noktalarını göreceksiniz.

harita

7. Gözlem noktalarının üzerine tıkladığınızda kayıtları giren kişilerin adını ve kayıt tarihlerini görebilirsiniz.

ebird6

Şimdi bu verileri ihtiyaç duyduğunuz şekilde kullanabilirsiniz. İyi çalışmalar!

Üreyen Kuş Atlası

Doğanın herhangi bir noktasına gidin, kuşlar oradadır! Kuşların bu görünürlüğüne değişik renkleri, boyutları ve davranışları da eklenince insanların kuşları izleme hevesi anlaşılabilir. Kuşları izlediğinizde sadece onların değil yaşadıkları alanların durumuna dair de bilgi toplayabilirsiniz. Çünkü doğadaki karmaşık besin ağlarında üst seviyelerde yer alan kuşların durumu, besin zincirinin daha alt düzeylerindeki canlıların durumuna yönelik ipuçları verir. Kuş gözlemi doğayı incelerken kullanabileceğimiz basit ve değerli bir yöntemdir.

Her kesimden ve yaştan insanın yapabileceği kuş gözlemciliği son yıllarda bir hobi olmaktan çıkıp herkesin bilimsel veri toplamasına izin verecek şekilde gelişti. Vatandaş bilimi, yani kamunun bilim insanlarıyla işbirliği yaparak bilimsel araştırmaya dahil olması özellikle kuş gözlemcileri arasında çok yaygın hale geldi ve bilimsel çalışmaların önemli bir parçası oldu. Tüm dünyada vatandaş bilimiyle üretilen veriler doğrultusunda oluşturulan koruma stratejileri, yöntemin ne kadar verimli olduğunu göstermektedir. Üreyen Kuş Atlası çalışması Türkiye’de vatandaş biliminin güzel örneklerinden biridir.

2014 yılında başlayan Üreyen Kuş Atlası projesi Türkiye’de üreyen kuş türlerine yönelik bilgi toplayarak bu türlerin dağılım haritalarını oluşturmayı hedeflemektedir.

Neden yapıyoruz?

Türkiye’de kuş gözlemciliğinin başlangıcı 1920’li yıllara dayansa da ülkede bu güne kadar yapılan büyük ölçekli kuş araştırmalarının sayısı çok azdır. Kuş Atlası, kuş gözlemcilerinin katılımıyla ülke çapında yürütülecek ve üreyen kuşların dağılımlarını haritalayacaktır. Böylesine kapsamlı bir veri, yapılacak herhangi bir bilimsel çalışma ve / veya yönetim kararı için gereken temel veridir. Atlas çalışmasının gelecekte Türkiye’de gerçekleştirilecek kuş araştırmaları ve alan koruma çalışmaları için altlık oluşturması beklenmektedir.

Ne yapıyoruz?

Daha kolay çalışabilmek ve verileri daha sistematik toplayabilmek adına Türkiye’yi 50×50 km büyüklüğündeki 333 kareye böldük ve dört yıl içinde bunların 160’ını bitirmeyi hedefliyoruz.

Bu kadar çok karede veri toplamak ancak kuş gözlemcilerinin hem ülke genelinde hem de yereldeki katılımıyla mümkün. Hedefimize ulaşmak için KuşBank, Trakuş gibi internet siteleri ve sosyal medyayı kullanarak mümkün olduğunca çok kuş gözlemcisine ulaşıp, onlarla işbirliği yapmaya çalışıyoruz. Kuş gözlemcilerine ulaştığımızda hangi karede çalışmak istediklerini öğreniyor ve çalışma yöntemine ilişkin detaylı bir plan yapıyoruz. Arazi çalışması öncesinde çalışma alanının kapsamlı haritalarını ve bu alanda görülmesi olası kuş türlerinin listesini gönüllülerle paylaşıyoruz. Burada hedef, gözlemcilere alanı ve türleri önceden tanıma fırsatı sunarak yapılacak gözlemin kalitesini artırmak. İhtiyaç duyulan bölgelerde çalışma alanlarını ziyaret ederek gönüllü ekiplere yöntemimizi anlatıyor, gözlemlere destek sağlıyoruz. Toplanan veriler herkesin ulaşabileceği bir veri tabanına (e-Kuşbank) yükleniyor, paylaşılıyor, analiz ediliyor.

Bugüne kadar neler yaptık?

– Arazi çalışmalarına iki yılda ortalama 90 gönüllü kuş gözlemcisi dahil oldu. Gönüllüler 50×50 km büyüklüğündeki 76 karede Atlas metodunu uygulayarak üreyen kuş türlerine yönelik veri topladı. Türkiye’de üreyen 320 kuş türünün 290’dan fazlası bu çalışmalar sırasında kaydedildi.

– Eylül 2016’da Kuş Atlası ekibi olarak Almanya’nın Halle kentinde düzenlenen BirdNumbers2016 konferansına katıldık. Avrupa’daki Atlas çalışmalarını koordine eden EBCC (Avrupa Kuş Sayım Konseyi) tarafından 3 yılda bir düzenlenen ve kuşlarla ilgili araştırmaların sunulduğu konferansta Kuş Atlası projesinin son durumunu anlatan poster, bilim komitesi tarafından verilen ikincilik ödülünü kazandı.

– EBCC (Avrupa Kuş Sayım Konseyi) 2015 Kasım ayında yaptığı toplantıda Türkiye’de elde edilen ilk sonuçları ve proje hakkındaki gelişmeleri diğer ülkelerin Kuş Atlası koordinatörlerine sundu.

– 2015’in Ekim ayında, Atlas çalışmasına katılan ve katılmak isteyen gönüllüler ile Türkiye’deki kuş bilimcileri bir araya getirecek bir toplantı düzenledik. Samsun’da gerçekleştirilen toplantıya Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitoloji Araştırma Merkezi yetkilileri ve birçok farklı ilden 28 kişi katıldı. Toplantı kapsamında katılımcılara Kuş Atlası projesini anlattık ve bir açık oturum düzenledik. Kızılırmak Deltası’na giderek, Atlas metoduna yönelik bir uygulama yaptık. 2016’da yapılan arazi çalışmalarını planlarken bu toplantının çıktılarını kullandık.

Kuş Atlası isteyen herkesin katkıda bulunabileceği bir toplum projesidir. Projede yer almak isteyen herkes proje ekibiyle iletişime geçebilir.

Atlas Metodolojisi Revize Oldu!

Eski metoda göre Kuş Atlası için yapılan süreli çalışmalarda seçilen her bir 10×10 km’lik kare içinde birbirinden farklı 4 alanda birer saatlik çalışma yapılıyordu.

2016 yılı süreli çalışmalarının sonuçlarını grafiklere döküp Avrupa Kuş Sayım Konseyindeki ilgili kişilerle görüştüğümüzde, her bir 10×10 km’de 2 farklı alanda yapılacak birer saatlik çalışmanın türlerin dağılım haritalarının çıkarılmasına yeteceği görüldü. Yani Atlas gönüllülerinin 2017 ve 2018’de bir 50×50 km içinde seçtikleri 2 adet 10×10 km’lik karenin her birinde 2 transekt yapması yetecek!

Yeni yöntem süreli çalışmanın daha erken saatlerde bitmesini sağlayacak. Bu sayede atlasçıların günün geri kalanında serbest çalışmaya ağırlık verip yuvaları ve zor türleri bulmaya zamanı olacak. Hem verilen kodlar yükselecek, hem de kaydedilen tür sayısı artacak! Yeni yöntemle, tamamlanan 50×50 km’lik karelerin de sayısının daha hızlı bir artış göstereceğini düşünüyoruz.

mt-y-1

 

 

Angıt (Tadorna ferruginea)

a-pair-of-ruddy-shelducks-in-shallow-waterAngıtlar Asya ve Kuzey Afrika’daki bozkırlarda ve yarı-çöl alanlarda varlık gösteriyor. Kafes kuşu olarak esaret altında tutulan angıtların kaçmasıyla, tür 1960’lardan bu yana doğada daha çok gözlenmeye başladı. Angıtların üreme döneminde gösterdikleri saldırgan davranışlar diğer ördekleri bölgeden uzaklaştırdığı için, angıt sayılarındaki artış yerli kuş popülasyonları etkiliyor.

Angıtların küresel popülasyonunun 170.000-220.000 arasında olduğu tahmin ediliyor.

Angıt seslerini dinlemek için:

Kaynak:

http://www.vogelwarte.ch/en/birds/birds-of-switzerland/ruddy-shelduck.html

http://www.birdlife.org/datazone/speciesfactsheet.php?id=397

Kuş Atlası Ankara Çalıştayı Gerçekleşti!

img_8040Kuş Atlası Çalıştayı için Atlas gönüllüleri bu kez Ankara’da buluştu. Doç. Dr. Utku Perktaş’ın desteğiyle, çalıştayın ev sahipliğini Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü yaptı.

Atlasçılar 22 Ekim Cumartesi sabahı bir araya geldi ve Cem Orkun Kıraç’ın moderatörlüğünde oturumlar başladı. Pek çok gönüllü ve atlasa katkı veren akademisyenler gün boyu çay/kahve/yemek aralarında sohbet etti. Kuş Atlası çekirdek ekibi olarak biz de pek çok Atlasçıyı bir arada gördüğümüze çok mutlu olduk. Hem uzun süredir görmediğimiz kişilerle sohbet etme fırsatı yakaladık, hem de atlasla ilgili akılda kalan soruları elimizden geldiğince yanıtlamaya çalıştık. Ödül töreniyle birlikte ilk gün sona erdi.

İkinci günün sabahı Mogan Gölü’nde kuş gözledik. Çilkeklikler, bıyıklı baştankaralar ve mavigerdan pek çoğumuzu heyecanlandıran türler arasındaydı. Mogan Gölü gözleminin kayıtlarına şu bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

http://ebird.org/ebird/view/checklist/S32184531

Gezinin ardından sunumlar Hacettepe Üniversitesi’nde devam etti ve öğlen yemeğinin ardından çalıştay sona erdi.

Her iki gün de sunumların ardından dinleyicilerle gerçekleştirilen soru-cevap ve tartışma bölümleri herkes için yararlı oldu. Bu bölümlere akademisyenler de bilimsel yanıtlarla katkıda bulundu.

Kuş Atlası 2016 yılı çalışmalarının önemli bir kısmı böylece bitmiş oldu. Şimdi sıra bu çalıştayın çıktılarının değerlendirilmesinde. Çalıştayda ortaya konan öneriler, dile getirilen sorunlar 2017 yılında Atlasın izleyeceği stratejilere yön verecek. Atlas ekibi olarak, gönüllüler ve destek veren akademisyenlerle birlikte çalıştayda ortaya çıkan fikirleri geliştirmeye ve sorunlara çözüm bulmaya devam edeceğiz. Hem çekirdek ekip, hem de Atlas gönüllüleri bu sayede 2017 yılına daha güçlü başlamış olacak. 2017 yılı için gideceğiniz kareleri şimdiden düşünmeye başlayabilirsiniz. Hatta karar verdiyseniz bize hemen yazabilirsiniz! Yeni dönemde işler kızışıyor: Zor görülen türlere hazır mısınız?

80870

Çalıştay raporuna aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

RAPOR-KUŞ-ATLASI-2016-ÇALIŞTAYI

 

Çalıştayda çekilen fotoğraflar için:

Kuş Atlası Ankara Çalıştayı Fotoğrafları

 

Çalıştayda yer alan sunumlar için:

Kuş Atlası Nedir?

Amaç ve Beklenen Sonuçlar

Harita ve GPS Okuma

Kayıt Formunun Doldurulması

Metodoloji Deneyimleri

eBird

Güney Afrika Kuş Atlası Projesi 2

 

Kuş Atlası Ankara Çalıştayı Fotoğrafları

22-23 Ekim Kuş Atlası Çalıştayı

ek-1_program_pngKuş Atlası çalıştayı 22-23 Ekim tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Altan Günalp Salonu’nda gerçekleşecek. Gönüllülerin ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleşecek olan çalıştayda atlas metodolojisi, eBird kullanımı, dağılım modellemeleri, farklı ülkelerdeki atlas çalışmaları gibi konular anlatılacak. Çalıştayda atlas arazisi ve popülasyon tahmini gibi uygulamaların yanı sıra atölye çalışmalarına ve sorunların tartışılacağı oturumlara da yer verilecek.

Çalıştayın moderatörlüğünü kuş gözlemcisi ve SAD-AFAG’ın yürütücüsü Cem Orkun Kıraç yapacak. Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Utku Perktaş ve kuş gözlemcisi Süleyman Ekşioğlu da önemli konulardaki sunumlarıyla çalıştaya katkıda bulunacak.

BirdNumbers2016 Konferansı

dsc_6544_lg5-10 Eylül 2016 tarihlerinde, Kuş Atlası çekirdek ekibi olarak Almanya’nın Halle kentinde düzenlenen BirdNumbers2016 Birds in a Changing World (Değişen Dünyada Kuşlar) konferansına katıldık. BirdNumbers, Avrupa’daki Atlas ve kış ortası su kuşu sayımı (KOSKS) çalışmalarını koordine eden EBCC (Avrupa Kuş Sayım Konseyi) tarafından 3 yılda bir düzenlenen ve kuşlarla ilgili araştırmaların sunulduğu bir konferans.

Avrupa’da 2013 yılında çalışmaları başlayan Avrupa Üreyen Kuş Atlası 2 (EBBA2), bu yılki konferansta en geniş yer ayrılan konuydu. Pek çok araştırmacı yaptıkları sözlü sunumlar ve poster sunumlarıyla, çalıştıkları ülkelerde yürütülen atlas çalışmalarının geldiği noktayı anlattı. Türkiye Üreyen Kuş Atlası ekibi olarak biz de EBCC komitesine ve konferans katılımcılarına, Kuş Atlası’nın son durumunu anlatan bir poster sunumu yaptık. Posterimiz bilim komitesi tarafından verilen ikincilik ödülünü kazandı. Bu posteri görmek için bağlantıya tıklayabilirsiniz.

verena

D. Eylül Dizdaroğlu, EBBA2 Yürütme Kurulu Başkanı Verena Keller’a Türkiye Üreyen Kuş Atlasını anlatıyor.

14203147_10154624784023777_472409637896660652_n

Kerem Ali Boyla, EBCC komite başkanı Ruud P.B. Foppen ‘den ödülümüzü alıyor.

Konferansta bölgelere göre uygulanan atlas metodolojisi, dağılım haritalarının oluşturulmasında kullanılacak modellemeler, iklim/dağılım ilişkisi analizleri, kuş popülasyonlarında değişime yol açan çevresel etkenler gibi konularda çok sayıda sunum ve çalıştay gerçekleşti. Biz de konferans boyunca Türkiye’de uyguladığımız metodolojiyi ve yapacağımız dağılım analizlerini pek çok ülkeden gelen araştırmacılarla tartışma olanağı bulduk.  Konferansa katılmadan önce elimizdeki  1 yıllık veriyle yaptığımız analizler çok faydalı oldu. Metodumuzu somut veriler kullanarak Atlas uzmanlarıyla tartıştık ve 2017 yılında metodolojide küçük değişiklikler yapma kararı aldık.

les

D. Eylül Dizdaroğlu ve Kerem Ali Boyla, SABAP2’nin proje lideri ve Animal Demography Unit’in başkanı Les Underhill’le birlikte.

Konferansta sürpriz bir gelişme oldu ve Güney Afrika Kuş Atlası Projesi’yle (SABAP2) Türkiye Üreyen Kuş Atlası’nı kardeş proje haline getirdik. SABAP2, EBBA2’den daha farklı stratejiler uyguluyor ve atlas çalışmalarında çok aşama katetmişler. Çok geniş bir yüzölçümüne sahip olan Güney Afrika’da kuş gözlemcilerinin çoğu Johannesburg, Cape Town ve diğer ana şehirler ve ana yollar üzerinde yoğunlaşmış. Kayıtların çoğu bu bölgelerden geliyor. SABAP2, bu sorunu aşabilmek ve kuş gözlemcilerinin diğer alanları ziyaret etmelerin sağlamak için tamamen atlas karesi üzerinden çalışan kendi sistemlerini kurmuş. Öncelikleri ülkedeki bütün karelerin ziyaret edilmesi. Sonuçlar çok etkileyici. Bilim, sosyal medya ve teknoloji sayesinde kuş gözlemciliği çok etkili bir doğa koruma aracı olmuş. SABAP 2, Güney Afrika sınırlarının dışına taşarak Afrika’daki diğer ülkelerin kuş atlaslarını da tamamlamaya çalışıyor.

 

Konferans fotoğraflarının tümünü görmek için bağlantıya tıklayabilirsiniz.

BirdNumbers 2016 Fotoğrafları

 

Aladoğan (Falco vespertinus) İçin Üreme Kodu C13!

Aladoğanın (Falco vespertinus) bilinen üreme bölgesi Türkiye sınırları dışındadır. Daha önce Türkiye’de türün yuvalama kolonisi ya da yalnız üreyen bir çifti kayıt edilmemiş. Varsa da böyle bir kaydın varlığından haberimiz yok.

Türkiye’deki bazı kayıtlara bakacak olursak;

eBird’de üreme döneminde görülmüş muhtemel bir çiftin kaydı var ve bu kayıda en fazla B3 üreme kodu ”Üreme döneminde uygun üreme habitatında bir Çift gözlendi’’ verilmiş. Gözlem kaydı için tıklayabilirisiniz.

Bir başka gözlemde göç döneminde çiftleşen bireyler görülmüş (bkz: Şekil1). Bu durumu aladoğan araştırmacılarına sorduk. Çiftlerin göç döneminde bir araya gelebildiğini bu dönemde görülen çiftleşmelerin eş seçimine yönelik olabileceğini ayrıca bu tür çiftleşmelerin görülmesinden kısa süre sonra çoğu çiftin ortadan kaybolduğunu öğrendik (Palatitz & Szabolcs, 2016). Çiftleşen bu iki birey daha sonra üremek için Türkiye sınırları dışında bir yuvalama alanı seçmiş olabilir. Bu durum için kullanılabilecek  üreme kodu B5 ”Çiftleşme ve Kur davranışı’’ olur.

ekran-alintisi

Şekil 1. Çiftleşen aladoğanlar © Murat Yıldız

Bunun dışında üreme döneminde alınmış başka kayıtlarımız da var. eBird’deki kayıtları incelemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Yurt dışındaki kayıtlara bakacak olursak;

Kuzey İtalya’da (20 yıl önce) türün bilinen üreme bölgesi dışında kalan üreyen bir popülasyonu ortaya çıkmış. Bazen Fransa’da (1997-2002) bilinen üreme bölgesinden çok uzakta başarılı üreme gerçekleştiren yalnız üreyen çiftler görülmüş (Palatitz, 2016). Tür bilinen üreme bölgesinin dışında da üreyebilir.

Bu yılsa Türkiye’de Kuş Atlası arazi çalışmalarında türün kullandığı bir yuva tespit edildi. Yuvayı kullanan çift haziranın son haftasında fotoğraflandı. Ancak kullanılan yuvanın içinde yumurta ya da yavru gözlenemedi. Çifti rahatsız etmemek için alanda kısa süre kalındı ve bu süre içinde erkek bireyin yuva içindeki durumunu ve yakın çevrede dolanan dişi bireyi Kadri Kaya fotoğrafladı (bkz: Şekil2). Gün içinde yapılan ikinci ziyarette erkek bireyin yuvanın hemen yakınında tünemiş hali de fotoğraflandı (bkz: Şekil3).

disi-aladogan

Şekil 2. Dişi aladoğan © Kadri Kaya

erkek-alad

Şekil 3. Erkek aladoğan © Kadri Kaya

Çifti kısa süre gözlemlediğimiz için türün üreme başarısı hakkında yeterli bilgi sahibi olamadık. Yuvada yavru ya da yumurta var mıydı? Çift o yuvayı kaç günden beri kullanıyordu? Yuvaya besin getiren bireyler oldu mu? Söz konusu çiftin çiftleştiği görüldü mü? Aşağıda da açıkladığımız üzere bu soruların hepsi cevapsız kalmış durumda.

Türün üreme başarısı gösterip göstermediğini anlamak üzere ikinci bir ziyaret de yapıldı. Söz konusu yuvayı ağaçtan düşmüş halde bulduk. Yerdeki yuvanın içinde yumurta kabukları bulduk. Bu ziyaret süresince çift alanda görülmedi. Kabuk ölçümlerini ve fotoğraflamasını yapan Cem Orkun Kıraç aladoğan araştırmacılarına sorularını yöneltti (bkz: Şekil 4 ve Şekil 5). Yumurta kabuğunun aladoğana ait olmadığını öğrendik.

20160720_062450

Şekil 4. Yerdeki yuvada bulduğumuz yumurta kabuğu. © Cem Orkun Kıraç

falco-vespertinus-_-and-passer-haspaniolensis-egges_tr-breeding-bird-atlas

Şekil 5. Yumurta boyu ölçümü. © Cem Orkun Kıraç

Eski bir saksağan yuvası olan bu yuvanın etrafında söğüt serçelerinin (Passer hispaniolensis) yuvaları da vardı, aladoğanlar yuvayı kullanırken söğüt serçelerini de yuvanın etrafında görüyorduk. Yuvayı yere düşmüş halde bulduğumuz ikinci ziyarette söğüt serçelerinin henüz çatlamamış yumurtalarını da kuru otlardan yaptıkları yuvaların içinden çıkarmıştık (bkz: Şekil6).

20160720_063418

Şekil 6. Küçük ve kırılmamış yumurta söğüt serçesi (Passer hispaniolensis) yumurtasıdır. © Cem Orkun Kıraç

Yeterli gözlem yapamamış olmamız ve ikinci ziyarette yuvayı yerde bulmuş olmamız nedeniyle bir çok sorumuz cevapsız kaldı.

Sonuç olarak sadece türün alandaki varlığını görme şansına eriştik, bu gözlemin bile ne kadar heyecan verici olduğunu tahmin edebilirsiniz 🙂

Aladoğan tehdite açık (NT) bir türdür. Tür üzerindeki tehditleri arttıracak paylaşımlar yapmamayı ilke ediniyoruz.