Kategori arşivi: Üreyen Kuş Türleri

Türkiye’de üreyen ördek türlerinin dağılımı

Şekil 1. Türkiye’de yaz konuğu olan çıkrıkçın (belirgin beyaz kaşlı kuş erkek, © İbrahim Öztürk).

Türkiye her yıl binlerce su kuşunun kışladığı sulak alanların bulunduğu bir ülkedir. Öyle ki, İç Anadolu bölgesinde bulunan Hirfanlı Barajı’nda 300 binden fazla su kuşunun kışladığı yıllar olmuştur. Akdeniz Bölgesi’nde ise Akyatan Lagünü yüksek sayıda su kuşunun kışlamak için bulunduğu alanlardan birine örnektir (DKMP, 2018). Eğirdir Gölü ise hemen her yıl yüksek sayıda su kuşunun sayıldığı göller bölgesindeki önemli bir su kuşu kışlama alanıdır (Sözüer, Ö., 2013). Bu alanların dışında Türkiye’deki tüm bölgelerde küçük ya da büyük boyutlu, yapay ya da doğal olan sulak alanlarda su kuşları kışlamak için bulunmaktadır. Kış aylarında su yüzeyini kaplayan buz, kuşların beslenmesine engel oluştursa da Türkiye’deki bir çok alanda kuşların kışı geçirebileceği uygun habitatlar bulunur.

Şekil 2. Pasbaş patka (erkek kuş, © Cenk Polat).

Ancak, bu alanlarda üreme döneminde çok daha az sayıda su kuşu bulunur. Bunun nedeni, kışlamak için uygun olan alanların üreme döneminde üreme faaliyetlerini gerçekleştirmek için uygun koşulları ya hiç ya da az sayıda çift için sağlıyor olmasıdır. Bu durumda, yavru yetiştirmek için çiftlerin ihtiyaç duyduğu kuytu alanlar, üreyen popülasyon büyüklüğünü belirleyici çevresel bir etken olur. Üreyen ördek türlerine ait kayıtların yıl genelinde alındığı konumlar Şekil 3’de gösterilmektedir.

Şekil 3. Üreyen ördek türlerine ait kayıtların yıl genelinde alındığı lokasyonlar gösterilmektedir (harita yeni sekmede tam boyutu ile görüntülenebilir).

Çok sayıda tür sazlıklarda veya adalarda karadan ulaşımın zor olduğu habitatın korunaklı bölümlerinde ürer. Ancak, bu tip uygun yuva yeri bulunduran alanların sayısı ülkemizde hızla azalmaktadır. Son 50 yıl içerisinde ülkemizde kaybedilen sulak alan boyutu 3 Van Gölü büyüklüğündedir (1,3 milyon hektar) (WWF-Türkiye, 2018). Bu süreçte, su kuşları için uygun üreme alanı olan bir çok habitat ya tamamen kayboldu veya üreyen kuş türleri için gerekli olan özellikleri kaybetti. Buna bağlı olarak da yaz ördeği (Marmaronetta angustirostris) ile kadife ördeğin (Melanitta fusca) 2014 yılından sonra ülkemizde üreme kaydı alınmamıştır (Boyla ve ark., 2019). Habitat kaybına bir örnek olarak, geçmişte önemli kuş alanı olarak tanımlanan ancak günümüzde tamamı kurumuş olan Eşmekaya Sazlığı ve büyük bölümü kaybolmuş olan Hotamış Sazlığı verilebilir (Magnin, G. ve Yarar, M.,1997). Sulak alanların kurutulup tarım alanına dönüştürülmesi, alanları besleyen su kaynaklarının yatağının değiştirilip tarımda sulama için kullanılması bu habitatları kaybetmemize neden olmuştur.

Şekil 4. Yeşilbaş çifti (çok renkli olan erkek, © İbrahim Öztürk).

Ülkemizde üreyen 15 ördek türünden (Anatinae alt ailesi üyeleri) biri olan angıt (Tadorna ferruginea) ve yeşilbaş (Anas platyrhynchos) gibi üreme dönemi dağılımı geniş olan türlerin dışında farklı türlerin de ürediği az sayıda sulak alanımız var. Atlas kareleri temel alınarak üreyen ördek sayılarının bölgelere göre nasıl dağıldığı Şekil 5’de gösterilmiştir.

Şekil 5. Atlas karelerinde üreyen ördek türü sayıları (harita yeni sekmede tam boyutu ile görüntülenebilir).

Üreme döneminde geniş dağılımları olan yeşilbaş ve angıtın dışında 13 ördek türünün özel habitat gereksinimleri olduğu söylenebilir (Tablo 1). Buna rağmen yavru ördeklerin böceklere ve diğer omurgasız canlılara ihtiyaç duyduğu düşünüldüğünde habitat tercihleri örtüşen türler vardır. Üreyen tür sayısı yüksek olan Atlas kareleri incelendiğinde su altında kalmış içsel alanlar ve su varlıklarındaki ya da yakınındaki değişkenliği yüksek habitatlar dikkat çekmektedir. Bu duruma örnek olarak Sultan Sazlığı verilebilir. Bu alanda, tatlı, tuzlu, hafif tuzlu göl ve geniş bataklık ekosistemi bulunur. Ancak, son yıllarda ekosistem özelliklerini önemli ölçüde kaybetmiştir. Buna rağmen alanda ürediği düşünülen ördek türü sayısı yüksektir (Şekil 5).

Tablo 1.  Türkiye Üreyen Kuş Atlası raporuna göre ürediği düşünülen ördek türleri.

Bilimsel Adı Türkçe Adı Ürediği Düşünülen Atlas Karesi Sayısı Rapordaki Üreme Kodu Sayısı
Tadorna ferruginea Angıt 177 8
Anas platyrhynchos Yeşilbaş 150 11
Anas querquedula Çıkrıkçın 35 8
Aythya ferina Elmabaş Patka 32 6
Aythya nyroca Pasbaş Patka 27 4
Anas strepera Boz Ördek 20 3
Tadorna tadorna Suna 19 7
Netta rufina Macar Ördeği 19 6
Oxyura leucocephala Dikkuyruk 14 4
Anas clypeata Kaşıkgaga 14 5
Anas crecca Çamurcun 13 5
Aythya fuligula Tepeli Patka 8 4
Melanitta fusca Kadife Ördek 6 (2014 yılı ve öncesi) 1
Anas acuta Kılkuyruk 6 2
Marmaronetta angustirostris Yaz Ördeği 1 (2014 yılı ve öncesi) 1

Şekil 6. Dikkuyruk (erkek kuş, © Cenk Polat).

Kuş gözlemciler için ördek türlerinin üreme durumlarının tespitindeki zorluklar

Türlerin üreyen popülasyonlarının büyüklüğü tahmin edilirken geç kış ziyaretçileri ve alandaki erkenci üreyen çiftlerin eş zamanlı varlığı işi zorlaştırır. Yanı sıra yaz aylarında üremeyen ancak alanda bulunan kuşlar da olabilir. Bunlar, üreme erginliğine ulaşmamış bir yaşındaki gençler, bazı yaralı kuşlar veya üreme alanlarına dönemeyecek durumda olan kuşlardır. Bu kuşların üremesi ara sıra görülür. Bu duruma örnek bir kayıt 1500 elmabaş patkanın bir arada görüldüğü (Aythya ferina) Doğu Anadolu’daki Atlas arazi çalışmalarında alınmış olabilir. Gözlemciler bu grubun üremek için alanda bulunmadığı belirtmişlerse de en düşük üreme kodu ile kayıt girmişlerdir (bkz: https://ebird.org/checklist/S38441797). Yanı sıra gözlemcilerin alanda bulunuş süresi ve ördek türlerinin üreme durumlarını tespit etmek için verdikleri çaba da alınan kayıtların özelliğini belirleyici bir durumdur.

Şekil 7. Macar ördeği çifti (çok renkli olan erkek, © Cenk Polat)

Sonuç

Doğrulanmış üreme kodlarına duyulan ihtiyaç türlerin popülasyon eğilimlerinin belgelenmesinde zorluklara neden olmaktadır.  Bunun nedeni, yıldan yıla üreme başarısında görülen değişimlerin popülasyon büyüklüğünde görülen değişimlerden daha yüksek oranda olamasıdır. Üreme birkaç nedenden dolayı başarısız olabilir. Kuluçkalar genellikle yırtıcılar veya su seviyesindeki değişiklikler nedeniyle, yeni gençlerin çoğu ise kısa bir süre sonra kaybolur. Ördek aileleri genellikle tespit edilmelerinin zor olduğu bitki örtüsünde korunmaya devam ederler. Yanı sıra, özellikle tepeli patkada görülen ailelerin bir arada bulunması, macar ördeği dişilerin yumurtalarını aynı veya diğer türlerin yuvalarına bıraktığı kuluçka parazitliği gibi durumlar nedeniyle ortaya çıkan karma aileler izleme çabalarını daha da karmaşıklaştırmaktadır. Bu gibi durumlar nedeniyle üreyen popülasyon büyüklüğünün tahmini için Finlandiya’da yapılan üreme dönemi başlangıcında üreyen çiftlerinin sistematik sayımı, nüfus eğilimlerinin doğruluğunu artırabilir.

Şekil 8. Angıt çifti ve yavruları (© Çağlar Güngör)

Not: Bu yazı İsviçre Ornitoloji Enstitüsü’nün internet adresindeki yazıdan çevrilerek uyarlanmıştır.

Yazar: Lider Sinav

Kaynalar

Boyla, K. A., Sinav, L., & Dizdaroğlu, D. E. (2019). Türkiye Üreyen Kuş Atlası. WWF-Türkiye, Doğal Hayatı Koruma Vakfı, İstanbul.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP), Kış Ortası Su Kuşu Sayımları, 2018

Knaus, P., S. Antoniazza, S. Wechsler, J. Guélat, M. Kéry, N. Strebel & T. Sattler (2018): Swiss Breeding Bird Atlas 2013–2016. Distribution and population trends of birds in Switzerland and Liechtenstein. Swiss Ornithological Institute, Sempach.

Magnin, G., & Yarar, M. (1997). Important bird areas in Turkey.

Sözüer, Ö., Yılmaz, T., Berberoğlu, E., Aktay, L., Kızılkaya, E., 2014. Göller Bölgesi Kış Ortası Su Kuşu Sayımı 2013 Sonuç Raporu, T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü VI. Bölge Müdürlüğü, Burdur, Türkiye.

WWF-Türkiye (2018), https://www.wwf.org.tr/basin_bultenleri/basin_bultenleri/8420/iklimdegikligisulakalanlar

 

 

Atlas’ın eksik türü: Duvar tırmaşıkkuşu (Tichodroma muraria)

Duvar tırmaşıkkuşu Türkiye’de düşük yoğunlukta gözlenen yerli bir türdür ve kısmi göçmendir. Akdeniz, İç Anadolu’ ve Karadeniz kıyılarında daha çok yerli olarak bulunur; Doğu anadolu’da nadirdir. Üreme döneminde genellikle 2000-3200 metre yüksekliğindeki sarp kayalıklarda ve vadilerde görülür ama yine üreme döneminde Toroslarda 2300-3900 m arasında ve Türkiye’nin kuzeydoğusunda 1000 m kadar alçak bir rakımda da kaydedilmiştir. Kışın deniz seviyesine yakın sayılabilecek alçak rakımlara göçer.

Üreme döneminde genellikle 2400-3900 metre arasında sarp kayalıkların, vadilerin ve uçurumların bulunduğu yüksek dağlık alanlarda bulunur. Yuvasını kayalıkların arasındaki deliklere ve çatlaklara yapar. Yuvasını bina duvarlarına yaptığı da bilinemktedir ancak Türkiye’de böyle bir kayıt yoktur. Türkiye’deki duvar tırmaşıkkuşlarının yuva büyüklüğü ve bıraktığı yumurta sayısı bilinmemektedir. Diğer bölgelerde yuva materyali olarak yosun, ot, kök, yün, kıl ve kuş tüyü kullanır. Kuluçkadaki yumurta sayısı 3 ile 5 arasındadır.Duvar tırmaşıkkuşları böcek, larva, yumurta, örümcek ve diğer omurgasızlarla beslenir.

Videoda yuvaya yemek taşıyan (üreme kodu C14) duvar tırmaşıkkuşunu tipik üreme habitatında izleyebilirsiniz.

Kısa mesafe göçmeni olan ve yükseltiye bağlı göç eden bu tür için dünyadaki başlıca tehditler dağlık alanların imara açılması (Löhrl and Wilson 2015) ve kaya tırmanışı gibi hobi amaçlı insan faaliyetleridir. Küresel kırmızı listede tür Aslari Endişe (LC) kategorisindedir ancak Polonya’da Kritik Tehlikede (CE), Lihtenştayn’da Hassas (VU), Slovakya’da Tehdide Açık (NT)’tır.

duvar-yayilis

Duvar tırmaşıkkuşları geniş dağılım alanları sebebiyle küresel ölçekte Asgari Endişe (LC) kategorisindedir.

Kaynak:

Kirwan, Guy, et al. The birds of Turkey. Bloomsbury Publishing, 2010.

http://datazone.birdlife.org/species/factsheet/wallcreeper-tichodroma-muraria/refs

Fotoğraf: Hüseyin Meşe

Sıcak geçen kışlar: Yerli kuşların sayısı artıyor mu?

Dağbülbülü, Sürmeli çalıkuşu ve kızılgerdanların popülasyonu üst üste ılıman geçen iki kışın ardından en yüksek sayıya ulaştı.

Dağbülbülü, Sürmeli çalıkuşu ve kızılgerdanların popülasyonu üst üste ılıman geçen iki kışın ardından en yüksek sayıya ulaştı.

Az yağışlı ve ılıman geçen kışlar yerli kuşların hayatta kalma şansını artırıyor. İsviçre Ornitoloji Enstitüsü tarafından yayımlanan ‘İsviçre’de kuşların Durumu. 2016 [The State of Birds. 2016]’ raporuna göre bu durumdan kısa mesafe göçmenleri de olumlu etkileniyor. İsvçire’nin yaygın kuş izleme çalışması 2014 ve 2015 kışında 14 kuş türünde artış gözlendiğini ortaya koydu. Yeşil ağaçkakan, alakarga, büyük baştankara, çam baştankarası, sıvacı, çalıkuşu, şakrak ve çaprazgaga bunlardan bazıları. Çitkuşu, kızılgerdan, karatavuk, sürmeli çalıkuşu ve dağbülbülünün ise 1999’dan bu yana İsviçre’deki en yüksek popülasyonu 2014 ve 2015 kışında kaydedildi.

Ilıman geçen kışların Türkiye’deki yerli kuş popülasyonlarını nasıl etkilediğini anlamak için elimizdeki veriler henüz çok az. Ancak yaygın türlerin bölgesel popülasyonlarını takip etmek elimizde. Gözlemlerimiz sırasında kaydedeceğimiz sayı bilgisi gelecekte yapılacak çalışmalar için çok değerli olabilir.

İsviçre’nin üreyen kuşlarının popülasyon durumuyla ilgili ayrıntılı bilgiye bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Kaynak:

Rapor, ‘The State of Birds in Switzerland. 2016’, Swiss Ornithological Institute.

 

Karabatak (Phalacrocorax carbo) ve Tepeli Karabatak (Phalacrocorax aristotelis)

Tepeli karabatak (Phalacrocorax aristotelis) Türkiye’de en erken üremeye başlayan türlerdendir. Karadeniz, Ege ve Akdeniz kıyılarında genellikle karabatak (Phalacrocorax carbo) ve gümüş martılarla (Larus michahellis) karışık kolonilerin içinde yaşar. Kayalıklardan meydana gelen adaları, deniz inlerini ve sarp kayalıkları tercih eder.  Birds of Turkey’e göre türün doğrulanmış 12 üreme alanından en önemlileri Şile Adaları (175 çift), Ayvalık Adaları (100-150 çift), Foça Adaları (59 çift), Ildır Adaları (84 çift) ve Ordu, Akkuş Adaları’dır (90 çift). İstanbul’da Şile Adaları’ndaki büyük koloniler haricinde Haydarpaşa mendirekleri ve Ağva Kilimli Koyu’nda daha küçük koloniler halinde ürediği bilinmektedir. İstanbul Haydarpaşa Mendirekleri’nde 2005 yılından itibaren yuvalamaya başlamıştır. 2006’da 3 çift, 2007’de 10 çift, üremiştir. Bugün alanda yaklaşık 100 çift tepeli karabatak üremektedir. Tepeli karabataklar karabataklara göre su yüzeyine daha yakın mesafede uçar ve karabataklar içinde sadece denizde görülen tek türdür.

image_resize

Fotoğraf: Münevver Ulusoy

Genellikle kıyıya yakın kıraç ya da çok seyrek bitki örtüsü barındıran adalarda, denizin içindeki dik kayalıklarda ve anakaradaki sarp kayalıklarda genellikle koloni halinde ürer. Kuluçkadaki yumurta sayısı 2 ile 5 arasındadır.

Fotoğraf: Alihan Vergiliel

Fotoğraf: Alihan Vergiliel

Türkiye’nin üreyen yerli kuşlarından olan karabataklar da (Phalacrocorax carbo) üreme giysilerine bürünmeye başladı. Üreme döneminin erken evrelerinde karabatakların karın kısımda büyük beyaz benekler oluşur. Bu benekler Haziran ayı dolaylarında, yine erkenden kaybolur.

Fotoğraf: http://www.audubon.org/field-guide/bird/great-cormorant

Fotoğraf: http://www.audubon.org/field-guide/bird/great-cormorant

Karabataklar 20 ile 2000 arasında bireyden meydana gelebilen koloniler halinde ürerler. Bu koloniler bazen yalnızca karabataklardan meydana gelirken bazen gri balıkçıl (Ardea cinera) ve küçük ak balıkçıl (Egretta garzetta) ile karışık halde olabilir. Bir karabatak çiftinin tepeli pelikanlarla (Pelecanus crispus) birlikte yerde ürediği bile görülmüştür (Dil Gölü, 2004). Karabataklar yuvalarını adalarda ve iç sularda (ya da yakınlarında) bazen kısmen sular altında kalmış ağaçlara, sarp kayalıklara, açık denizlerdeki adalara ve sazlıklara yapar. Karabataklar genellikle 3 ile 5 arası yumurta bırakır ve kuluçka süresi 28-31 gündür. Her iki cinsiyet de kuluçkaya yatar.

Kaynak:

Kirwan, Guy, et al. The birds of Turkey. Bloomsbury Publishing, 2010.

Bacak, E., Özkoç, Ö.Ü., Bilgin, S., Beşkardeş, V., İstanbul Kuşları, Mart, 2015. T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, 1. Bölge Müdürlüğü.

http://www.audubon.org/field-guide/bird/great-cormorant

Çobanaldatan (Caprimulgus europaeus)

Bir gece kuşu olan çobanaldatan (Caprimulgus europaeus), atlas çalışmasında görülmesi en zor türlerden biri. eBird kayıtlarına göre çobanaldatanın Türkiye’deki atlas karelerinin 66’sında görülmesi bekleniyor (50×50 km’lik kareler). 2015-2016 yıllarında yapılan süreli Atlas çalışmalarında çobanaldatanın görüldüğü karelerin beklendiği karelere oranı ise %3. Yani şu ana kadar sadece 3 karede üreme koduyla kaydedilmiş.

image_resize

Çobanaldatan oldukça yaygın ve geniş yayılış gösteren bir yaz ziyaretçisidir. Güneydoğu Anadolu dışında ülkenin pek çok yerinde ürer. Üreme döneminde genellikle en az 2300 m’ye kadar olan kuru çalılıklarda ya da açık ağaçlık alanlarda kaydedilir. Geçit sırasında daha yaygın görülür. Mayıs ortasından Eylül sonlarına kadar kuzeyde, Ekim sonlarına kadar güneyde görülür.

Yuva yapmak için kuru ve çıplak zeminlere gereksinim duyar. Seyrek ağaçların olduğu ya da olmadığı kuru çalılıklarda, yaprak döken ya da iğne yapraklı ağaçların bulunduğu açık ağaçlık alanlarda, özellikle ağaçlık alanların kenar bölgelerinde ve ağaçlara yakın açık alanlarda, çalıların bulunduğu kıyı kumullarında, kayalıkların bulunduğu derelerde yuva yapar. Toroslarda 2300 metreye kadar çıkar.

Çobanaldatanı görmek zor, duymak daha kolaydır. Ötüşü uzaktan duyulabilen aralıksız bir hırıltıdır. Gün batımından 45-60 dakika sonra duyulmaya başlar. Çobanaldatanın sesini buradan dinleyebilirsiniz:

Çobanaldatan için girilmiş eBird kayıtlarını bağlantıdan inceleyebilirsiniz. Haritayı büyüttüğünüzde kayıtların kimin tarafından ve hangi tarihlerde girildiğini görebilirsiniz (Ayrıca bkz. eBird’de Bir Türün Dağılım Haritası Nasıl Bulunur?)

cobanaldatan-harita

Kaynak:

Kirwan, Guy, et al. The birds of Turkey. Bloomsbury Publishing, 2010.

Heinzel, H., R. Fitter, and J. Parslow. “Türkiye ve Avrupa’nın kuşları.” Doğal Hayatı Koruma Derneği Yayınları, İstanbul (1995).

Fotoğraf: Zafer Kurnuç

Angıt (Tadorna ferruginea)

a-pair-of-ruddy-shelducks-in-shallow-waterAngıtlar Asya ve Kuzey Afrika’daki bozkırlarda ve yarı-çöl alanlarda varlık gösteriyor. Kafes kuşu olarak esaret altında tutulan angıtların kaçmasıyla, tür 1960’lardan bu yana doğada daha çok gözlenmeye başladı. Angıtların üreme döneminde gösterdikleri saldırgan davranışlar diğer ördekleri bölgeden uzaklaştırdığı için, angıt sayılarındaki artış yerli kuş popülasyonları etkiliyor.

Angıtların küresel popülasyonunun 170.000-220.000 arasında olduğu tahmin ediliyor.

Angıt seslerini dinlemek için:

Kaynak:

http://www.vogelwarte.ch/en/birds/birds-of-switzerland/ruddy-shelduck.html

http://www.birdlife.org/datazone/speciesfactsheet.php?id=397

Aladoğan (Falco vespertinus) İçin Üreme Kodu C13!

Aladoğanın (Falco vespertinus) bilinen üreme bölgesi Türkiye sınırları dışındadır. Daha önce Türkiye’de türün yuvalama kolonisi ya da yalnız üreyen bir çifti kayıt edilmemiş. Varsa da böyle bir kaydın varlığından haberimiz yok.

Türkiye’deki bazı kayıtlara bakacak olursak;

eBird’de üreme döneminde görülmüş muhtemel bir çiftin kaydı var ve bu kayıda en fazla B3 üreme kodu ”Üreme döneminde uygun üreme habitatında bir Çift gözlendi’’ verilmiş. Gözlem kaydı için tıklayabilirisiniz.

Bir başka gözlemde göç döneminde çiftleşen bireyler görülmüş (bkz: Şekil1). Bu durumu aladoğan araştırmacılarına sorduk. Çiftlerin göç döneminde bir araya gelebildiğini bu dönemde görülen çiftleşmelerin eş seçimine yönelik olabileceğini ayrıca bu tür çiftleşmelerin görülmesinden kısa süre sonra çoğu çiftin ortadan kaybolduğunu öğrendik (Palatitz & Szabolcs, 2016). Çiftleşen bu iki birey daha sonra üremek için Türkiye sınırları dışında bir yuvalama alanı seçmiş olabilir. Bu durum için kullanılabilecek  üreme kodu B5 ”Çiftleşme ve Kur davranışı’’ olur.

ekran-alintisi

Şekil 1. Çiftleşen aladoğanlar © Murat Yıldız

Bunun dışında üreme döneminde alınmış başka kayıtlarımız da var. eBird’deki kayıtları incelemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Yurt dışındaki kayıtlara bakacak olursak;

Kuzey İtalya’da (20 yıl önce) türün bilinen üreme bölgesi dışında kalan üreyen bir popülasyonu ortaya çıkmış. Bazen Fransa’da (1997-2002) bilinen üreme bölgesinden çok uzakta başarılı üreme gerçekleştiren yalnız üreyen çiftler görülmüş (Palatitz, 2016). Tür bilinen üreme bölgesinin dışında da üreyebilir.

Bu yılsa Türkiye’de Kuş Atlası arazi çalışmalarında türün kullandığı bir yuva tespit edildi. Yuvayı kullanan çift haziranın son haftasında fotoğraflandı. Ancak kullanılan yuvanın içinde yumurta ya da yavru gözlenemedi. Çifti rahatsız etmemek için alanda kısa süre kalındı ve bu süre içinde erkek bireyin yuva içindeki durumunu ve yakın çevrede dolanan dişi bireyi Kadri Kaya fotoğrafladı (bkz: Şekil2). Gün içinde yapılan ikinci ziyarette erkek bireyin yuvanın hemen yakınında tünemiş hali de fotoğraflandı (bkz: Şekil3).

disi-aladogan

Şekil 2. Dişi aladoğan © Kadri Kaya

erkek-alad

Şekil 3. Erkek aladoğan © Kadri Kaya

Çifti kısa süre gözlemlediğimiz için türün üreme başarısı hakkında yeterli bilgi sahibi olamadık. Yuvada yavru ya da yumurta var mıydı? Çift o yuvayı kaç günden beri kullanıyordu? Yuvaya besin getiren bireyler oldu mu? Söz konusu çiftin çiftleştiği görüldü mü? Aşağıda da açıkladığımız üzere bu soruların hepsi cevapsız kalmış durumda.

Türün üreme başarısı gösterip göstermediğini anlamak üzere ikinci bir ziyaret de yapıldı. Söz konusu yuvayı ağaçtan düşmüş halde bulduk. Yerdeki yuvanın içinde yumurta kabukları bulduk. Bu ziyaret süresince çift alanda görülmedi. Kabuk ölçümlerini ve fotoğraflamasını yapan Cem Orkun Kıraç aladoğan araştırmacılarına sorularını yöneltti (bkz: Şekil 4 ve Şekil 5). Yumurta kabuğunun aladoğana ait olmadığını öğrendik.

20160720_062450

Şekil 4. Yerdeki yuvada bulduğumuz yumurta kabuğu. © Cem Orkun Kıraç

falco-vespertinus-_-and-passer-haspaniolensis-egges_tr-breeding-bird-atlas

Şekil 5. Yumurta boyu ölçümü. © Cem Orkun Kıraç

Eski bir saksağan yuvası olan bu yuvanın etrafında söğüt serçelerinin (Passer hispaniolensis) yuvaları da vardı, aladoğanlar yuvayı kullanırken söğüt serçelerini de yuvanın etrafında görüyorduk. Yuvayı yere düşmüş halde bulduğumuz ikinci ziyarette söğüt serçelerinin henüz çatlamamış yumurtalarını da kuru otlardan yaptıkları yuvaların içinden çıkarmıştık (bkz: Şekil6).

20160720_063418

Şekil 6. Küçük ve kırılmamış yumurta söğüt serçesi (Passer hispaniolensis) yumurtasıdır. © Cem Orkun Kıraç

Yeterli gözlem yapamamış olmamız ve ikinci ziyarette yuvayı yerde bulmuş olmamız nedeniyle bir çok sorumuz cevapsız kaldı.

Sonuç olarak sadece türün alandaki varlığını görme şansına eriştik, bu gözlemin bile ne kadar heyecan verici olduğunu tahmin edebilirsiniz 🙂

Aladoğan tehdite açık (NT) bir türdür. Tür üzerindeki tehditleri arttıracak paylaşımlar yapmamayı ilke ediniyoruz.

Yılın Türü: Karatavuk

2016 yılı Atlas çalışmalarında sistematik gözlemler sırasında en çok görülen tür karatavuk. Peki yılın Atlas türünün üreme stratejisi nasıldır?

Karatavuk için üreme dönemi Mart’ın ilk günlerinde başlar ve Temmuz sonuna kadar devam eder. Ağustos ayına kadar yuvada yavrular bulunabilir. Üreme dönemi boyunca karatavuklar 2-3 kez kuluçkaya yatar. Bu sayı bazen dörde çıkabilir. Üreme döneminin ne kadar süreceğini hava koşulları belirler.

Yuva genellikle dişi tarafından ağaçların, çalıların ve sarmaşıkların alt kısımlarına yapılır ama binalarda ve nadiren yerde de yuva bulunabilir. Yalnızca dişi karatavuk kuluçkaya yatar ancak yavruları erkekle birlikte beslerler.

Yavrular 13-14 gün içinde tüylenmeye başlar ama yuva bozulursa 9 günlükken bile yuvadan ayrılabilirler. Bu avcılara karşı geliştirilmiş bir adaptasyondur.  Yavrular tüylendikten sonraki bir hafta içinde uçmayı öğrenir.

Tüylenmesi tamamlanan yavruya genellikle erkek bakar. Bu sırada dişi kuşlar bir sonraki kuluçka dönemine hazırlanır. Yavru bakımının son günleri dişi ve erkek arasında eşit bölüşülür.

Tuhaf tüyler

Genç karatavuklar benekli kahverengi tüyleri nedeniyle ardıçlarla, hatta kızılgerdanlarla bile karıştırılabilir (b). Gençler özellikle göğüs bölgesinde kızıl-kahverengi yoğun bir renge sahiptir.

1wblabi_round_tcm9-211134

a

bb_sr_tcm9-133703

b

Yukarıda Mart ayında çekilmiş genç bir karatavuk erkeğinin fotoğrafı var (a). Yumurtadan bir önceki ilkbahar ya da yaz aylarında çıkmış. Bunu nasıl anlarız? Primerler olarak bilinen en uzun uçuş tüylerine bakıldığında, bunların vücudun geri kalan siyah tüylerinden farklılık gösteren, mat bir kahverengi tona sahip olduğu görülür. Genç dişiler kahverengi tüylerini kaybetmez ama bunları görmek kolay değildir. Karatavukların gagası parlak sarı rengini sonradan alır. Alttaki fotoğrafta (b) görülen genç karatavuğun gagası henüz bu renge kavuşmamıştır.

Kaynak:

http://www.rspb.org.uk/discoverandenjoynature

Türkiye’de Bıldırcınkılavuzunun İki Yeni Üreme Alanı Bulundu!

Türkiye’nin nadir üreyen kuşlarından biri olan bıldırcınkılavuzunun (Crex crex) iki yeni üreme alanı keşfedildi.

2016 yılında yapılan kuş atlası çalışmalarında bıldırcınkılavuzunun üreme alanlarına yenileri eklendi. Kiraz Erciyas Yavuz ve Nizamettin Yavuz, 2 Haziran tarihinde Artvin’de kuş atlası için çıktıkları arazi çalışmasında bıldırcınkılavuzu sesi duydu. Geniş bir çayırlıktan gelen sesi hemen kaydedip bizimle paylaştılar. Bundan kısa bir süre sonra, 15 Haziran’da deneyimli kuş gözlemcisi Hans-Günther Bauer, Erzurum’da Meinrad Kneer ve Dilek Şahin’le çıktığı atlas arazisinde, bir yol kenarındaki  çayırlıktan gelen bıldırcınkılavuzu sesini duydu. Ekip birkaç gün sonra alana tekrar gittiğinde sesleri yine duydu ve türün alanda ürediğine emin oldu.

Bu türün Türkiye’de daha önce sanılandan çok daha yaygın olduğu ortaya çıktı. Bundan sonra yapılacak habitat modelleme çalışmalarında türün yeni potansiyel üreme alanları ortaya çıkabilir.

kiraz and nizam

Nizamettin Yavuz ve Kiraz Erciyas Yavuz

dilek and günther

Dilek Şahin, Hans-Günther Bauer ve Meinrad Kneer

crex crex 2

Bıldırcınkılavuzunun ürediği çayırlar, Erzurum.

 

İspinozgiller – III. Bölüm

DAĞ TÜRLERİ

Kara İskete (Serinus pusillus)

Resim1

Ne zaman ürer?

Üreme mevsimi Nisanda başlayıp Temmuz’da sona erer. Yerli bir türdür. Yüksekliğe bağlı göç görülür; Eylül’den Nisan’ın ortasına kadar daha alçak rakımlarda bulunur. Nisan ayının başında görülen ve ötmeyen kuşlar için üreme kodu 0 olarak kaydedilmelidir. Genç bireyler Temmuz ve Ağustos aylarında, alçak rakımdaki kışlama alanlarına gitmeden önce daha yüksek rakımlara çıkar.

Nerede ürer?

Kara isketeler dağ sırtlarındaki huş (Betula sp.), çam, ardıç (Juniperus sp.), ladin (Picea sp.), söğüt (Salix sp.) ve melez (Larix sp.) ormanları ile 2300-3300 m yükseltideki çalılıklarda ürer. Bitki parçaları ve tüylerden yapılan yuvalar çeşitli yerlere yapılabilir. İğne yapraklı ağaçların tepeleri, çalıların ya da ağaçların alçak kısımlarının içi, çatlaklar ve sarp kayalıklardaki delikler yuvaların bulunabileceği çeşitli yerlerdir.

Ötüşü nasıldır?

Erkeğin ötüşü aşağıdaki linkten dinlenebilir.

http://www.xeno-canto.org/134561

Çiftleşme ve kur davranışı nasıl anlaşılır? (Atlas kodu B5)

Erkek tepesini kabartıp kanatlarını açıp kapayarak ve kuyruğunu kaldırarak bir tüneğin üstünden durduğu yerde kur yapabilir ya da uçuş sırasında kuyruğunu ve kanatlarını açarak dalgalı bir uçuş örüntüsüyle kur yapabilir. Dişi çiftleşmek için hazır olduğunda çömelir, kanatlarını titretir ve öter.

Yavru kuşlar nasıl fark edilir (Atlas kodu C12)?

Gençlerin başında siyah yoktur, baştaki tüyler tamamen kahverengidir (Fotoğraf için bkz. http://www.pbase.com/image/153299095)

Karabaşlı İskete (Carduelis spinus)

Resim2

www.rspb.org.uk

Ne zaman ürer?

Erkekler yıl boyunca öterken görülebilse de üreme dönemi Mart ortasında başlayıp Ağustos’ta biter. Karabaşlı isketeler yılda iki kez yumurta bırakır. İlkbahar’daki göç dönemi Nisan sonuna kadar sürdüğünden Mart ve Nisan ayında gözlemlenen, düzenli olarak ötmeyen ve kur davranışı sergilemeyen bireyler üreme kodu 0 ile kaydedilmelidir.

Nerede ürer?

Bir orman türü olan karabaşlı isketeler iğne yapraklı ve karışık ormanlarda, özellikle ladin (Picea sp.) ve göknarların (Abies sp.) olduğu ormanlarda ürer ancak melez (Larix sp.), kızılağaç (Alnus sp.) ve huş (Betula sp.) ormanlarında da üreyebilirler. Yuvalar bitki parçası, tüy ya da hayvan kılından yapılır ve ağaç dallarının ucuna inşa edilir.

Ötüşü nasıldır?

Erkeğin ötüşü aşağıdaki linkten dinlenebilir.

http://www.xeno-canto.org/128823

Çiftleşme ve kur davranışı nasıl anlaşılır? (Atlas kodu B5)

Çiftler kışın ya da göç döneminde bir araya gelebilir. Erkek normalde tünediği yerde başındaki tüyleri kabartarak kur yapar. Üreme mevsiminin erken döneminde uçarken kur davranışı görülebilir. Burada erkek derin kanat çırpma hareketiyle çemberler çizerek uçar.

Yavru kuşlar nasıl fark edilir (Atlas kodu C12)?

Gençler dişilere benzer ancak sırtta ve başta daha belirgin şeritlere sahiptirler.

Çiftleşme ve kur davranışı nasıl anlaşılır? (Atlas kodu B5)

Çiftler kışın ya da göç döneminde bir araya gelebilir. Erkek normalde tünediği yerde başındaki tüyleri kabartarak kur yapar. Üreme mevsiminin erken döneminde uçarken kur davranışı görülebilir. Burada erkek derin kanat çırpma hareketiyle çemberler çizerek uçar.


Yavru kuşlar nasıl fark edilir (Atlas kodu C12)?

Gençler dişilere benzer ancak sırtta ve başta daha belirgin şeritlere sahiptirler.

Resim3

Ne zaman ürer?

Üreme mevsimi Nisan’da başlar, Temmuz’da biter. İki kez yumurta bırakır. Kuşlar Eylül-Mayıs ayları arasında alçak rakımlara göç eder. Bazı erkeklerin göç sırasında öttüğü duyulabilir. Bu yüzden Nisan’da ve Mayıs başında görülen ve kur davranışı göstermeyen kuşlar 0 üreme koduyla kaydedilmelidir.

Nerede ürer?

Alamecekler yüksek rakımlı dağ yamaçlarında (1100-4200m), kurak kayalıklarda, taşlıklarda ya da açık arazilerde çok seyrek bitki örtüsünün, çoğunlukla çalıların bulunduğu alanlarda ürer.

Ötüşü nasıldır?

Erkeğin ötüşü aşağıdaki linkten dinlenebilir.

http://ibc.lynxeds.com/sound/crimson-winged-finch-rhodopechys-sanguineus/flock-flight-male-singing-while-flying

Çiftleşme ve kur davranışı nasıl anlaşılır? (Atlas kodu B5)

Erkeğin kur davranışı dalgalı ve derin bir uçuş şeklindedir. Bir çalının tepesinden öttüğü de görülebilir.

Yavru kuşlar nasıl fark edilir (Atlas kodu C12)?

Gençler dişilere benzer ama başları ve sırt kısımları kum rengine yakın bir kahverengidir. Sırt kısmında koyu renk çizgiler vardır. İkincil örtü tüylerindeki pembemsi renk yalnızca tüylerin alt kısmında bulunur. Anne ve baba yavruları yuvayı bırakatıktan sonra 3 hafta daha beslemeye devam eder.

Çaprazgaga (Loxia curvirostra)

Resim4

Ne zaman ürer?

Çaprazgagalarda gerçek bir üreme zamanı yoktur. Çiftler sonbahar sonunda ve ilkbahar başında bir araya gelir ama besin bolluğuna bağlı olarak her zaman üreyebilirler. Yine de üremenin zirve yaptığı, çoğu popülasyonun ürediği mevsim kıştır. Üreme döneminin dışında besin kıtlığına bağlı bir göç baskını gerçekleşebilir. Türkiye’de bu tip kitlesel hareketler sonbahar ve kış mevsiminde görülür. İstilacı kuşlar baskın yaptıkları alanlarda üreyebilir. Kısacası hangi ay olursa olsun bu türün belirgin üreme davranışı kaydedilirken dikkat edilmelidir. Özellikle istilacı sürüler içindeki gençler ve aralıklarla ötmekten başka kur davranışı sergilemeyen erişkinlere dikkat edilmelidir.


Nerede ürer?

Çaprazgaga gerçek bir iğneyapraklı türüdür; yuvasını çam ve ladinlere (Picea) yapar. Bitki parçalarından, tüylerden ve hayvan kıllarından yapılan yuva ağaçta bulunur.


Ötüşü nasıldır?

Erkeğin ötüşü aşağıdaki linkten dinlenebilir.

http://www.xeno-canto.org/107221

Erkekler yıl içinde herhangi bir zamanda ötebilir. Bu yüzden ötüş tek başına olası üreme göstergesi olarak değerlendirilmemelidir.

Çiftleşme ve kur davranışı nasıl anlaşılır? (Atlas kodu B5)

Kur uçuşu her iki cinsiyet tarafından da sergilenen, kuşların başladıkları noktaya geri döndüğü dairesel bir uçuş olarak tanımlanır. Dişiler kuyruksokumlarını ortaya çıkaracak şekilde kanatlarını sarkıtırken ya da kanatlarını titreterek öterken görülebilir. Erkekler çiftleşme sırasında dişileri besler.

Yavru kuşlar nasıl fark edilir (Atlas kodu C12)?

Genç çaprazgagaların vücudunun alt kısmı, başı ve sırt kısmı dişilere kıyasla daha çizgilidir. Fotoğrafa şu linkten bakabilirsiniz: https://goo.gl/mgSCqd

Robert Manzano Rubio
Yazar Hakkında: 

Barselona (İspanya) doğumlu olan Robert, taze bir Biyolog. Kuşlara ve ekolojiye olan tutkusu 17 yaşındayken başladı. O zamandan beri ulusal ve uluslararası bir çok kuş araştırma ve koruma projesinde aktif görev aldı, buna 2014 yılında katıldığı Türkiye Üreyen Kuş Atlası da dahil. Şu sıralar Channel Adalarında, Alderney Wildlife Trust için çalışıyor. Görevleri arasında bölgenin korunan alanları için yönetim planlarının hazırlanması, izleme programlarının koordinasyonu ve habitat ve türlerin korunması var.

Robert_Manzano_Rubio

Robert Reşadiye’de Atlas Çalışmasında – 2014