Kategori arşivi: Arşiv

Türkiye’de üreyen ördek türlerinin dağılımı

Şekil 1. Türkiye’de yaz konuğu olan çıkrıkçın (belirgin beyaz kaşlı kuş erkek, © İbrahim Öztürk).

Türkiye her yıl binlerce su kuşunun kışladığı sulak alanların bulunduğu bir ülkedir. Öyle ki, İç Anadolu bölgesinde bulunan Hirfanlı Barajı’nda 300 binden fazla su kuşunun kışladığı yıllar olmuştur. Akdeniz Bölgesi’nde ise Akyatan Lagünü yüksek sayıda su kuşunun kışlamak için bulunduğu alanlardan birine örnektir (DKMP, 2018). Eğirdir Gölü ise hemen her yıl yüksek sayıda su kuşunun sayıldığı göller bölgesindeki önemli bir su kuşu kışlama alanıdır (Sözüer, Ö., 2013). Bu alanların dışında Türkiye’deki tüm bölgelerde küçük ya da büyük boyutlu, yapay ya da doğal olan sulak alanlarda su kuşları kışlamak için bulunmaktadır. Kış aylarında su yüzeyini kaplayan buz, kuşların beslenmesine engel oluştursa da Türkiye’deki bir çok alanda kuşların kışı geçirebileceği uygun habitatlar bulunur.

Şekil 2. Pasbaş patka (erkek kuş, © Cenk Polat).

Ancak, bu alanlarda üreme döneminde çok daha az sayıda su kuşu bulunur. Bunun nedeni, kışlamak için uygun olan alanların üreme döneminde üreme faaliyetlerini gerçekleştirmek için uygun koşulları ya hiç ya da az sayıda çift için sağlıyor olmasıdır. Bu durumda, yavru yetiştirmek için çiftlerin ihtiyaç duyduğu kuytu alanlar, üreyen popülasyon büyüklüğünü belirleyici çevresel bir etken olur. Üreyen ördek türlerine ait kayıtların yıl genelinde alındığı konumlar Şekil 3’de gösterilmektedir.

Şekil 3. Üreyen ördek türlerine ait kayıtların yıl genelinde alındığı lokasyonlar gösterilmektedir (harita yeni sekmede tam boyutu ile görüntülenebilir).

Çok sayıda tür sazlıklarda veya adalarda karadan ulaşımın zor olduğu habitatın korunaklı bölümlerinde ürer. Ancak, bu tip uygun yuva yeri bulunduran alanların sayısı ülkemizde hızla azalmaktadır. Son 50 yıl içerisinde ülkemizde kaybedilen sulak alan boyutu 3 Van Gölü büyüklüğündedir (1,3 milyon hektar) (WWF-Türkiye, 2018). Bu süreçte, su kuşları için uygun üreme alanı olan bir çok habitat ya tamamen kayboldu veya üreyen kuş türleri için gerekli olan özellikleri kaybetti. Buna bağlı olarak da yaz ördeği (Marmaronetta angustirostris) ile kadife ördeğin (Melanitta fusca) 2014 yılından sonra ülkemizde üreme kaydı alınmamıştır (Boyla ve ark., 2019). Habitat kaybına bir örnek olarak, geçmişte önemli kuş alanı olarak tanımlanan ancak günümüzde tamamı kurumuş olan Eşmekaya Sazlığı ve büyük bölümü kaybolmuş olan Hotamış Sazlığı verilebilir (Magnin, G. ve Yarar, M.,1997). Sulak alanların kurutulup tarım alanına dönüştürülmesi, alanları besleyen su kaynaklarının yatağının değiştirilip tarımda sulama için kullanılması bu habitatları kaybetmemize neden olmuştur.

Şekil 4. Yeşilbaş çifti (çok renkli olan erkek, © İbrahim Öztürk).

Ülkemizde üreyen 15 ördek türünden (Anatinae alt ailesi üyeleri) biri olan angıt (Tadorna ferruginea) ve yeşilbaş (Anas platyrhynchos) gibi üreme dönemi dağılımı geniş olan türlerin dışında farklı türlerin de ürediği az sayıda sulak alanımız var. Atlas kareleri temel alınarak üreyen ördek sayılarının bölgelere göre nasıl dağıldığı Şekil 5’de gösterilmiştir.

Şekil 5. Atlas karelerinde üreyen ördek türü sayıları (harita yeni sekmede tam boyutu ile görüntülenebilir).

Üreme döneminde geniş dağılımları olan yeşilbaş ve angıtın dışında 13 ördek türünün özel habitat gereksinimleri olduğu söylenebilir (Tablo 1). Buna rağmen yavru ördeklerin böceklere ve diğer omurgasız canlılara ihtiyaç duyduğu düşünüldüğünde habitat tercihleri örtüşen türler vardır. Üreyen tür sayısı yüksek olan Atlas kareleri incelendiğinde su altında kalmış içsel alanlar ve su varlıklarındaki ya da yakınındaki değişkenliği yüksek habitatlar dikkat çekmektedir. Bu duruma örnek olarak Sultan Sazlığı verilebilir. Bu alanda, tatlı, tuzlu, hafif tuzlu göl ve geniş bataklık ekosistemi bulunur. Ancak, son yıllarda ekosistem özelliklerini önemli ölçüde kaybetmiştir. Buna rağmen alanda ürediği düşünülen ördek türü sayısı yüksektir (Şekil 5).

Tablo 1.  Türkiye Üreyen Kuş Atlası raporuna göre ürediği düşünülen ördek türleri.

Bilimsel Adı Türkçe Adı Ürediği Düşünülen Atlas Karesi Sayısı Rapordaki Üreme Kodu Sayısı
Tadorna ferruginea Angıt 177 8
Anas platyrhynchos Yeşilbaş 150 11
Anas querquedula Çıkrıkçın 35 8
Aythya ferina Elmabaş Patka 32 6
Aythya nyroca Pasbaş Patka 27 4
Anas strepera Boz Ördek 20 3
Tadorna tadorna Suna 19 7
Netta rufina Macar Ördeği 19 6
Oxyura leucocephala Dikkuyruk 14 4
Anas clypeata Kaşıkgaga 14 5
Anas crecca Çamurcun 13 5
Aythya fuligula Tepeli Patka 8 4
Melanitta fusca Kadife Ördek 6 (2014 yılı ve öncesi) 1
Anas acuta Kılkuyruk 6 2
Marmaronetta angustirostris Yaz Ördeği 1 (2014 yılı ve öncesi) 1

Şekil 6. Dikkuyruk (erkek kuş, © Cenk Polat).

Kuş gözlemciler için ördek türlerinin üreme durumlarının tespitindeki zorluklar

Türlerin üreyen popülasyonlarının büyüklüğü tahmin edilirken geç kış ziyaretçileri ve alandaki erkenci üreyen çiftlerin eş zamanlı varlığı işi zorlaştırır. Yanı sıra yaz aylarında üremeyen ancak alanda bulunan kuşlar da olabilir. Bunlar, üreme erginliğine ulaşmamış bir yaşındaki gençler, bazı yaralı kuşlar veya üreme alanlarına dönemeyecek durumda olan kuşlardır. Bu kuşların üremesi ara sıra görülür. Bu duruma örnek bir kayıt 1500 elmabaş patkanın bir arada görüldüğü (Aythya ferina) Doğu Anadolu’daki Atlas arazi çalışmalarında alınmış olabilir. Gözlemciler bu grubun üremek için alanda bulunmadığı belirtmişlerse de en düşük üreme kodu ile kayıt girmişlerdir (bkz: https://ebird.org/checklist/S38441797). Yanı sıra gözlemcilerin alanda bulunuş süresi ve ördek türlerinin üreme durumlarını tespit etmek için verdikleri çaba da alınan kayıtların özelliğini belirleyici bir durumdur.

Şekil 7. Macar ördeği çifti (çok renkli olan erkek, © Cenk Polat)

Sonuç

Doğrulanmış üreme kodlarına duyulan ihtiyaç türlerin popülasyon eğilimlerinin belgelenmesinde zorluklara neden olmaktadır.  Bunun nedeni, yıldan yıla üreme başarısında görülen değişimlerin popülasyon büyüklüğünde görülen değişimlerden daha yüksek oranda olamasıdır. Üreme birkaç nedenden dolayı başarısız olabilir. Kuluçkalar genellikle yırtıcılar veya su seviyesindeki değişiklikler nedeniyle, yeni gençlerin çoğu ise kısa bir süre sonra kaybolur. Ördek aileleri genellikle tespit edilmelerinin zor olduğu bitki örtüsünde korunmaya devam ederler. Yanı sıra, özellikle tepeli patkada görülen ailelerin bir arada bulunması, macar ördeği dişilerin yumurtalarını aynı veya diğer türlerin yuvalarına bıraktığı kuluçka parazitliği gibi durumlar nedeniyle ortaya çıkan karma aileler izleme çabalarını daha da karmaşıklaştırmaktadır. Bu gibi durumlar nedeniyle üreyen popülasyon büyüklüğünün tahmini için Finlandiya’da yapılan üreme dönemi başlangıcında üreyen çiftlerinin sistematik sayımı, nüfus eğilimlerinin doğruluğunu artırabilir.

Şekil 8. Angıt çifti ve yavruları (© Çağlar Güngör)

Not: Bu yazı İsviçre Ornitoloji Enstitüsü’nün internet adresindeki yazıdan çevrilerek uyarlanmıştır.

Yazar: Lider Sinav

Kaynalar

Boyla, K. A., Sinav, L., & Dizdaroğlu, D. E. (2019). Türkiye Üreyen Kuş Atlası. WWF-Türkiye, Doğal Hayatı Koruma Vakfı, İstanbul.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP), Kış Ortası Su Kuşu Sayımları, 2018

Knaus, P., S. Antoniazza, S. Wechsler, J. Guélat, M. Kéry, N. Strebel & T. Sattler (2018): Swiss Breeding Bird Atlas 2013–2016. Distribution and population trends of birds in Switzerland and Liechtenstein. Swiss Ornithological Institute, Sempach.

Magnin, G., & Yarar, M. (1997). Important bird areas in Turkey.

Sözüer, Ö., Yılmaz, T., Berberoğlu, E., Aktay, L., Kızılkaya, E., 2014. Göller Bölgesi Kış Ortası Su Kuşu Sayımı 2013 Sonuç Raporu, T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü VI. Bölge Müdürlüğü, Burdur, Türkiye.

WWF-Türkiye (2018), https://www.wwf.org.tr/basin_bultenleri/basin_bultenleri/8420/iklimdegikligisulakalanlar

 

 

Türkiye’de Üreyen Kuş Türlerinin Atlas Karelerindeki Sayıları!

Türkiye Üreyen Kuş Atlası veri seti kuş gözlemcilerinin katkılarının yanı sıra literatürden ve veri tabanlarından alınan verilerin bir araya getirilmesi ile üretilmiş olup, türlerin dağılım ve bolluk verisini içermektedir. Bu veri temel alınarak Türkiye’deki Atlas karelerinin her birinde üreyen kuş türü sayılarının incelenmesi mümkündür. Türkiye’de düzenli olarak ürediği düşünülen 313 kuş türünün üreme durumları Atlas kareleri özelinde incelendiğinde farklar görülmektedir. Bu incelemeyi yaparken kuş gözlemcilerinin üreme koduyla eBird veri tabanına kayıt girmesini motive edici çıktılar üretmek hedeflenmiştir. Bu bağlamda, her bir Atlas karesinde kaç türün ürediği hesaplanmış, üreyen tür sayılarının gösterildiği haritalar üretilmiştir. Bu haritalar üretilirken yapılmış olan dört analiz şunlardır:

  1. Atlas karelerinde ürediği düşünülen toplam tür sayılarının hesaplanması.
  2. Atlas karelerinde olası üremesi olan türlerin sayılarının hesaplanması.
  3. Atlas karelerinde kuvvetle olası üremesi olan türlerin sayılarının hesaplanması.
  4. Atlas karelerinde kesin üremesi olan türlerin sayılarının hesaplanması.

Bugüne kadar hiç kayıt alınmamış 12 atlas karesinin dışında tüm karelerden farklı sayıda tür için kayıt alınmış olup, kuş türlerinin sayıları ve üreme durumlarına göre atlas karelerindeki sayıları verilmiştir (Şekil 1-Şekil 4).

Şekil 1. Atlas karelerinde ürediği düşünülen toplam tür sayıları.

Şekil 2. Atlas karelerinde olası üremesi olan türlerin sayıları.

Şekil 3. Atlas karelerinde kuvvetle olası üremesi olan türlerin sayıları.

Şekil 4. Atlas karelerinde üremesi kesin olan türlerin sayıları.

Bu kısa yazıda üreyen kuş türü sayılarının yanı sıra üreme durumlarına göre farklılık görülen sayı değerlerine atlas kareleri temelinde dikkat çekilmiştir. Öyle ki, Niğde-Kayseri illerinin bulunduğu bölgede ürediği düşünülen 187 kuş türünün 50×50 km karelik bir alanda bulunması, bu alandaki 143 türün ise üreme durumlarının kesin olması kuş türü zenginliğine dikkat çeken bir örnek olarak verilebilir (Şekil 1, Şekil 4). Güncel kuş gözlemi kayıtlarının alanların tanınmasına ve türlerin takibinin yapılmasına katkısı olacaktır. Kuş gözlemcilerin eBird’e üreme kodu ile kayıt girmesi sayesinde kuşların güncel üreme durumları alanlar özelinde belirlenip, gerekli olan altlık veri bir sonraki atlas çalışmasına kadar toplanabilecektir.

Size en yakın Atlas karesinde kaç türün ürediğini, bu türlerin kaçının olası, kuvvetle olası ya da kesin üreme durumunda olduğunu haritalardan inceleyebilirsiniz!

Not: Haritalar yeni sekmede açılarak tam boyutları ile görüntülenebilir. Bu haritalar fiziki ve beşeri sınırlar hakkında hiçbir ifade içermemektedir!

Yazar: Lider Sinav

Kuş Atlasından Yeni Yıl Mesajı

Değerli Kuş Atlası Dostları,

© Mustafa Erturhan

Bir yılın daha sonuna gelirken, size Kuş Atlası ve dolayısıyla Türkiye ornitolojisi açısından bu çok değerli yılda yapılan çalışmaları ve kazanımları derleyip aktarmak istiyoruz.

2014 yılında başladığımız, daha geniş katılıma da 2015 yılında kavuştuğumuz Atlas Projesi’nin sonuna yaklaşıyoruz. Bu projenin başarılı olmasının tek nedeni, gönüllü kuş gözlemcilerinin zaman ve imkanlarını, bu proje doğrultusunda gidilmemiş alanlara doğru yönlendirmeleri oldu. Yüzlerce kuş gözlemcisi üreme döneminde, son derece özverili ve metodik çalışarak Kuş Atlası’nı oluşturacak verileri oluşturmamıza yardım ettiler. Bu bağlamda her türlü katkı veren herkese bir teşekkür borçluyuz.

Türkiye kuşlar açısından şüphesiz çok zengin, ancak diğer yandan bir o da büyük bir ülke. Ülkemizdeki 375 kareyi tamamlanın gerçekçi olmadığını bildiğimiz için karelerin sadece yarısını tamamlamaya çalıştık. 4 yılda gerçekleştirilen binlerce saat gözleme rağmen, ülkenin karelerinin yaklaşık 120 tanesini tamamlayabildik. Bu aşamada daha önce yapılmış bölgesel atlas çalışmaları yardımımıza koştu. Anadolu Diyagonali ile Akdeniz ve Konya bölgesinde yapılan atlaslar (DKM), Kuş araştırma raporları (DAD), Güneydoğu Anadolu Atlası (DHKD) ve yine bölgesel ölçekteki Akdeniz Atlası (DKM&WWF), Yıldız Dağları Biyosfer Rezerv Projesi, Erciyes Atlası, Palas Tuzla Gölü Atlası, Karaburun Atlası’nı ana veri tabanımıza aktardığımızda belirli bölgelerdeki eksikliği büyük ölçüde gidermiş olduk.

Atlas projesi başlayana kadar üreme kodu kavramı kuş gözlemcileri arasında çok bilinen bir konu değildi. eKuşbank’ta kaydedilmiş binlerce gözlem, üreme kodu bulunmasa da, atlas açısından son derece değerli olabilirdi. Ekibimizin her tür için oluşturduğu mevsimsel fenoloji tabloları sayesinde bu verileri güvenli şekilde kullanmanın yöntemini geliştirdik ve 100.000 satır gözlemi ana veritabanımıza dahil ettik.

Kuş Atlası kuş gözlemcilerini ve araştırmacılarını bir araya getiren kolektif bir çalışma modeli oluşturdu. Bağlantıya geçtiğimiz onlarca akademisyen bizlerle değerli verilerini paylaştı. Bu şekilde sadece vatandaş bilimi değil, STK’lar ve akademinin katılımı ile arzu ettiğimiz ortak çalışma platformunu oluşturmuş olduk. Yılın son aylarında tüm bu verileri işlemek için çok ciddi mesai harcadık. 200.000 satır gözlem verisini işlediğimizde yaklaşık 40.000 satırlık devasa bir bilgi kaynağını oluşturduk, hala da üzerinde çalışıyoruz. Sanırım koca ülkede sadece 10-15 kare dışında tüm karelerin tamamlanmış olduğunu söyleyebileceğiz.

Peki önümüzdeki dönemde çalışmalar nasıl devam edecek? Veri toplama büyük ölçüde tamamlanmış olsa bile 2018 yılında http://mapviewer.ebba2.info/atlas/turkey sitesinde paylaşılan haritalardaki eksik kareleri ziyaret etmeye çalışacağız. Projemizi hem teknik, hem mali olarak destekleyen Avrupa Kuş Atlası Projesi kapsamında, veri analizi ve modelleme çalışmaları devam edecek ve 2020 yılında Türkiye’nin de dahil olduğu büyük Avrupa Atlası kitabı yayımlanacak.

Biz de bu 4 yıllık proje dahilinde geliştirdiğimiz kapasiteyi ve birikimi yaşatmak adına, halihazırda atlas için çalışan uzmanlar ve akademisyenlerden oluşan bir “Çalışma Grubu”nun kurulması fikrini geliştirdik. Bu sayede atlas bünyesinde gelişen kapasite, iletişim ağı ve bilgi akışını koruyarak, tüm kuş gözlemcileri ve fotoğrafçıları bir araya getirmeye devam edeceğiz. Atlas projesi kapsamında gerçekleştirdiğimiz çalışmaları ve kazanılan tecrübeleri, önümüzdeki aylarda WWF-Türkiye’nin katkılarıyla basılacak bir final raporu ile paylaşacağız.

Lütfen eKuşbank’a kodlu ve kodsuz (üreme dönemi dışındaki) kayıtlarınızı girmeye devam edin. Artık girilen her kaydın, kuşların ve yaşadıkları doğal alanların korunması için en etkili şekilde kullanılabileceğinden şüpheniz kalmasın.

Herkese mutlu, sağlıklı, esenlik dolu ve bol kuşlu bir 2018 dileriz,

Kuş Atlası Projesi adına,
Kerem Ali Boyla

Kuş Atlası Trakuş Samsun Kızılırmak Etkinliğindeydi

Geçtiğimiz haftasonu Samsun Kızılırmak Deltası’nda gerçekleştirilen Trakuş etkinliğine Kuş Atlası olarak biz de katıldık. Türkiye’nin dört bir yanından kuş fotoğrafçılarının bir araya geldiği etkinlikte katılımcılar fotoğraf çekmek için deltaya gelmiş olsa da, organizasyon boyunca ön plana çıkan konular fotoğrafçılığın kuşları ve popülasyonları takip etmekte ne kadar önemli olduğuna bir kez daha dikkat çekti.

Cuma akşamı Kuş Atlası ekibi olarak projenin sonuçlarını anlatan bir sunum yaptık. Sunumun sonlarında Trakuş yönetiminden Özmen Yeltekin de, fotoğrafçı gözüyle Kuş Atlası’ndan ve fotoğrafçıların Atlasa nasıl katkı koyabileceğinden söz etti. Trakuşçuların Atlası takip ettiğini görmek bizim için çok sevindirici oldu. Etkinlik arasında yaptığımız sohbetlerde pek çok kuş fotoğrafçısı Atlasa nasıl destek olabileceğini sordu. Fotoğraf çekerken gözlem listesi tutmak ve mümkünse bunları fotoğraflarıyla eBird’e kaydetmek, Atlasa katkı vermenin en kolay yolu. Kuşlara karşı paylaşılan bu ortak heyecan, Atlasın devamını sağlayabilmek adına umut verici.

Etkinlikte Kuş Atlası gönüllülerinin bir kısmıyla da görüşme ve hep beraber gözlem yapıp fotoğraf çekme şansımız oldu. Bizi bu güzel etkinlikte ağırladıkları için tüm Trakuş ekibine teşekkürler!

Kuş Atlası Uzman Çalışmaları: İstanbul Buluşması

Kuş Atlası’nın sürekli güncellenmekte olan pilot haritaları üstünde yaptığımız çalışmalar devam ediyor. Üç yıllık arazi döneminin bitmesi ve proje ekibinin verileri geçmişteki eBird kayıtları ve üreme çalışmalarıyla birleştirmesinin ardından Türkiye’de üreyen kuş türlerinin ilk dağılım haritaları ortaya çıkmıştı. Ekip, bu haritalardaki eksikleri gidermek için kuş gözlemcileri ve ornitologlardan destek almaya devam ediyor.

18 Kasım 2017 Cumartesi günü İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz çalışmaya Murat Biricik, İhsan Eroğlu, Cemil Gezgin ve Ömer Necipoğlu katıldı. Her bir türün haritasını kontrol ettiler, ürediğini bildikleri noktalarda bir tür haritada görünmüyorsa, kayıtlarını bizle paylaşarak bu üreme alanlarının haritaya yansımasını sağladılar. İstanbul buluşması için bize kapılarını açan Yuva Derneği’ne ve Erdem Vardar’a teşekkür ediyoruz.

Bütün kuş gözlemcileri atlasa aynı yöntemle katkıda bulunabilir. Tek yapmanız gereken bağlantıdaki haritaları incelemek, eksikleri belirlemek ve kayıtlarınızı Atlas ekibiyle paylaşmak. Atlas ekibine kus.atlasi@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Dağılım Haritalarında İlginç Sonuçlar: Turaç, Maskeli Örümcekkuşu, Büyük Kızkuşu, Tepeli Karabatak

Kuş Atlası’nın en önemli amaçlarından biri, türlerin dağılımındaki değişimleri ortaya koymaktı. Ortaya çıkan pilot haritalar şimdiden bazı çarpıcı değişimleri ortaya koydu. İşte birkaç örnek:

Turacın eskiden Göksu Deltası’na kadar geldiği biliniyordu, şu an ise daha batıya doğru yayılmış durumda. Şimdi turacı Antalya Havalimanında bile gözlemek mümkün! (Referans, Oğuz Eldeklioğlu, Özlem Saygın).

Maskeli örümcekkuşunun eskiden Akdeniz ve Ege dışında lokal olarak Ankara’da ürediği biliniyordu. Kuş Atlası çalışmasının sonuçları ise türün tüm Anadolu’da ürediğini ortaya koydu. Maskeli örümcekkuşu yayılmaya mı başladı? (Referans: Roselaar, 1995)*

Büyük kızkuşu eskiden yalnızca Cizre’de ürüyordu. Kuş Atlası türün bütün Güneydoğu Anadolu’ya yayıldığını gösteriyor; başarılı bir tür!

Tepeli karabatak Kuş Atlası haritalarında eksik kalmış. Nerede Güney Ege kayıtları?

Kaynaklar:

Roselaar, C. S. 1995Taxonomy, morphology, and distribution of the songbirds of Turkey: an atlas of biodiversity of Turkish passerine birds. Pica Press, Mountfield, Sussex, U.K.

http://ebird.org/content/ebird/?lang=tr

Kuş Atlası Uzman Çalışmaları Başladı

Türkiye Üreyen Kuş Atlası’nın üç yıllık arazi döneminin bitmesinin ardından proje ekibi toplanan verileri derleyerek, bunları geçmişteki eBird kayıtları ve üreme çalışmalarıyla birleştirdi. Bu çalışmanın sonucunda kuş atlası pilot haritaları meydana geldi. Bu haritalardaki hataları ayıklamak ve eksikleri gidermek için Kuş Atlası, uzman kuş gözlemcileri ve ornitologlardan destek alıyor. Süleyman Ekşioğlu ve Doğa Araştırmaları Derneği’nden Cenk Polat’la yaptığımız çalışmaların ardından geçtiğimiz haftasonu Nizamettin Yavuz, Kiraz Erciyas Yavuz, Ömer Döndüren ve Ortaç Onmuş’la Ankara’da bir araya geldik. Her bir türü tek tek inceleyip, türlerin görünmediği atlas karelerini kendi kayıtlarına dayanarak bir bir doldurdular. Elbette bir Cumartesi günü buna yetmedi. Kendileri atlas için bu kareleri doldurmaya devam ediyor!

Siz de pilot haritaları bağlantıdan inceleyerek karelerde eksik gördüğünüz türleri kus.atlasi@gmail.com’a bildirebilirsiniz.

Uzmanlar harıl harıl çalışıyor…

Çalışmaya devam…

Ortaç Onmuş, Nizamettin Yavuz, Kiraz Erciyas Yavuz ve Ömer Döndüren, Kuş Atlasından Eylül Dizdaroğlu ve Lider Sinav’la birlikte (soldan sağa).

Süleyman Ekşioğlu ve Atlas ekibi.

Atlas ekibi Cenk Polat’la.

,

Kuş Atlası Pilot Haritaları Yayında

Kuş Atlası pilot haritaları hazır!

Kuş atlası arazi çalışmaları, geçmiş atlas çalışmaları, eKuşbank kayıtları ve literatür taraması sonucunda topladığımız bütün verileri, Avrupa Üreyen Kuş Atlası 2 (EBBA2)’nin web altyapısını kullanarak çevrimiçi hale getirdik. İstediğiniz türün Türkiye’deki dağılım haritalarını ve üreme kategorisini (olası, kuvvetle olası, kesin) bağlantıdaki web sitesinden inceleyebilirsiniz.

http://mapviewer.ebba2.info/atlas/turkey

Atlas haritalarının çevrimiçi hale gelmesiyle vatandaş bilimi zamanı yeniden geldi! Atlas arazisine çıkan/çıkmayan bütün kuş gözlemcilerini, bizle verilerini paylaşmaya davet ediyoruz. Haritaları incelerken gözünüze takılan hataları, eksikleri bize bildirin. Bir tür haritasında, söz konusu tür sizin daha önce görmüş olduğunuz bir alanda görünmüyorsa bunu bize yazın.

İletişim adresi: kus.atlasi@gmail.com

Unutmayın, bu haritalar türlerin sadece üreme dönemi olan Mart-Temmuz aylarındaki dağılımını gösteriyor- kışlama kayıtları haritalara dahil değil.

Merak edin, inceleyin, eksikleri bildirin- Türkiye’nin kuş atlasını birlikte oluşturalım!

Arazi Günlükleri: Mersin&Karaman

17626266_10154938229717911_6005553566198965746_nSoner ile Titreyen Göl’de buluştuk. Soner bu sene 15 Mart’ta gelen ötücü göçünün geç kaldığını anlatıyordu. Kıyı kontrolü yaptıktan sonra Akseki ‘ye yola çıktık . Bir gün Akseki ‘de kuş arazisi yapıp Akseki’de kaldık. Akseki de kar altındaydı. Ertesi gün sabah erken 36SVF3 karemize hareket ettik. Akşam yaptığımız çalışmada  Afşar‘ın olduğu dere habitatında kuş gözlemi yapmaktı. Hadim Taşkent üzerinden karemize ulaştık ulaşmasına yaklaştıkça yolların iki yanı karlar altındaydı. Hatta aracımızdan fırladık “hani kuşlar nerede ?” çekimini  gerçekleştirdik. Görece irtifa kaybedeceğimizi düşünerek 10’luk karemizde kar olmayacağını düşündük.  Yollar eğlenceliydi ama kuş yoktu. Eğlencemizi iki kocaman HES inşaatı  maalesef kısa sürede kesti.

17523626_10154933389547911_6407882083521778795_n

Fotoğraf: Bahar Bilgen

Yine de Taşkent’e bayıldık . Taş üstünde taştan ibaretti adeta…  Afşar’ı geçtikten sonra bir şelale bilgi levhası gördük. Çetmi Şelalesi. Baktık şelale yolumuzun üzeri haydi dedik. Hem de karemizi keşfetmiş oluruz. Muhteşem bir coğrafya yakalamıştık. Kanyondan geçip şelaleye vardık. Ne var ki 1X1 karemizde değildi şelale! Raslantısal kayıt sağolsun. Derekuşunu elimizle koymuş gibi bulduk. Geriye karemize doğru döndük. Sesleri dinledik. Karemize girdikten sonra ilk ses duyduğumuz noktayı kontrol ederek ,başladık yürüyüşümüze. Olası türleri söylüyor, biraz sonra görüyorduk. Kaya sıvacıları, kaya serçeleri , kuzgun, gökardıç , dağ kuyruksallayanı… Gökardıç sayısı  gayet güzeldi. Adeta çift çift uçuyorlardı.  Kanyon çıkışında bahçelerden baştankaralar, çıvgınlar, ak yanaklı baştankara listemize eklendi.  Boğmaklı ardıç ile duvar tırmaşık arayışımız sonuç vermedi ne yazık ki… Kaya sıvacı kuşlarının yuva hareketi ve gök ardıçlar keyiflendirmişti .

Alanı taramaya başladık ve hemen bir kızılkuyruk bizi durdurdu. Aynı alanda yuvaya çamur taşıyan sıvacı kuşu da var mıydı ? Vardı. Hemen bir serbest kaydı girdik.

İkinci 1X1 karemiz için rakım yükseltmeye karar verdik. Böylece ait olduğumuz 10’luk karede daha değişik bir habitat bulma olasılığımız nerdeyse sıfırdı. Keçimen’e doğru yükseldik. Yolların karla kapalı olduğunu gidemeyeceğimizi köylüler söylese de, kapanana kadar gideriz dedik biz de .

Kış daha kalkmamış bahar henüz gelmemişti buralara. Kuşlar adeta daha yeni ötme denemeleri yapıyordu. Şöyle hakkıyla öteni yakaladığımız zaman  A2 yi yazacaktık, kim tutardı bizi ama bizim uçan canlar  daha hazırlık notaları mırıldanıyor, akort yapıyorlardı. Neyse ki bir orman toygarı öttü! Ketenkuşları henüz dişileri görecek hale gelmemişlerdi  ama varlardı ya!

Soner ile elimizden geleni yaptık . Bu arada müthiş bir Crocus ve Colchicum alanı keşfetmiştik. Üstelik yol açılmıştı köylülere dönüşte müjdeyi vermek istedik.

Dönüse geçtik  iki gece Ermenek’ te kalmayı planlamıştık .Saat 16:30 a geliyordu . Yolun iki yanı karlı , kimi yerde karların yer yer eridiği düzlükler vardı . Soner arabayı birden durdurdu. Aşağıda tarla çinteleri vardı . Ketenkuşu sürüleri , vay!  Dağ İncir Kuşu iki tane! Hemen arabadan indik . O da ne ! Yolun diğer tarafında akıl almaz kulaklı toygar sürüsü. Seksenden fazla! Hepsi akşam pazarı besleniyorlardı. Artık Soner’le bana çamurlara bulanıp bu beslenme şölenine katılmaktan başka seçenek kalmamıştı. Biz de hakkını verdik!

17554464_10154935259797911_6330495089064510484_n

Fotoğraf: Bahar Bilgen

17523341_10154938218267911_6015011414671054848_n

Fotoğraf: Bahar Bilgen

 

 

 

 

 

 

Yol boyu kara kızılkuyruk, ökse ardıcı, kaya kırlangıcı, alaca ağaçkakan kayıtları da alarak Ermenek’e vardık .

Ermenek’teki otelimiz çok güzeldi. Yemeklerini de sevdik. Ermenek  yamaçta kurulmuş  eski kültürümüzün bozulmamış izlerini taşıyan harika bir şehir.  Bu otelin varlığını diş doktorumdan öğrenmiştim yıllar önce. Ermenek’liydi. Her taraf sakindi. Odalarımız maalesef ki Ermenek Baraj Gölü’ne bakıyordu. Ermenek ve yöresi ülkemizin endemik bitki zengini bir yöresi. Düşünebiliyor musunuz sular altında kocaman bir kesimi?  O zaman baraj inşaatı sürüyordu.

Yarın Karaman yoluna girecektik. Googledan ağaçlık alanlar belirledik. İki 10’luk seçtik. Biri veya  diğeri olacaktı. Kuşları  dinleye dinleye yavaş yavaş yolda ileliyorduk. Soner, küçük sıvacı neden olmasın Bahar Abla, dedi. Sağımız solumuz yaşlı, genç karışık ibreli ormandı. Balkusan’a doğru kuzeye gidiyorduk. Yolu kesen vadi aralıklarını ben daima çok cazip bulurum.  Zamanına göre kuş, kelebek buradan akar gider. Yamaçtan yola doğru inen vadi olur bir oluk! Böyle bir olukta durdum. Arabadan indik, bizimkinin ötüşü kulaklarımıza doldu. İki yandan iki erkek alanları için güçlü bir şekilde uğraş veriyorlardı. Eh bir de çaprazgaga! Hemen bir koordinat aldık.  Raslantısal kaydı yaptık. Eğer ilerde böyle bir alan göremezsek dönüp burada 1 x1’lik karemizi yapmaya karar verdik.

17553550_10154938181487911_8034403443918786603_n

Fotoğraf: Bahar Bilgen

Karaman yönünde ilerlemeye devam ettik. İhsaniye’ye kadar alanımızdaydık. Derken ağaçlar bitti. Karlar erimiş yol sular altında. Ama kuyrukkakanlar var! Bir de aksırtlı kuyrukkakan görünce burada 1×1 karemizi yapmaya karar verdik. Böylece 10’luk karemizi belirlemiş olduk. Önceki küçük sıvacı raslantısalda  kalacaktı.  Fakat diğer yandan yol bir süre sonra irtifa kaybederek inecekti sanki. Yine ibreli ormanına girmemiz yüksek bir olasılıktı. Google da bizi onaylıyordu. Nasıl bir alandı burası böyle aksırtlı kuyrukkakanlar üreme havasında cirit atıyordu.4 çift aksırtlı kuyrukkakan! Kuyrukkakanlar suyun başından ayrılamıyordu. Küçük isketeler, ketenkuşları, orman toygarları ki yine ötüyorlar, kaya serçeleri… Yoldan etrafa dağıldık Soner’le. Kaya tepelerinin aralarındaki vadilere doğru girdikçe aksırtlılar artıyordu. Bu arada bu kayalık tepelerde adeta kayaların dibine nefes alamak için saklanmış endemik muhteşem süsenimiz nabzımı artırıyordu. Ona narin Colchicumlar arkadaşlık ediyordu. O da ne yukarda Soner’in gösterdiği yerde iki sarı gagalı dağ kargası uçuyordu. Alanı bir saat boyunca taradık. Soner kaya deliklerinde baykuş aradı. Kısmetimiz bu kadardı.

İkinci 1×1 lik için İhsaniye’ye doğru ilerledik. Yanılmamıştık. Rakım 1925 metreden indikten sonra ibreli ormanlar önümüzdeydi. Buradan neler çıkartabileceğimizi saya saya kare başlangıcımızı belirledik. Yürüyüşümüze başladık. İbrelilerin yaşlılarına doğru yaklaştığımızda küçük sıvacıyı duyduk. Eh biraz eğlendik tabi! Ne de olsa özlemişim!  Kaya kirazkuşu, çam baştankaraları, ispinozlar, sakalar ve cıvıl cıvıl orman toygarları. Uzaktan yaklaşan sürü 3 kangal köpeği eşliğinde belirince ben arabayı almaya döndüm. Zaten saatimizi doldurmuş, ormana inmeyi düşünüyorduk. Arabayla sürüyü atlattıktan sonra indik yine sağı solu dinledik.  İhsaniye’ye yaklaşırken av arayan bir kaya kartalı ile eğlendik. Köyün mezarlığına indik ama ak yanaklı baştankara sesi duyduk sadece…  Ermenek’e dönüp baraj etrafında gözlem yapamaya karar verdik ki o zaman 50’lik karemizde  eksik kalmış kaydımız ve habitatımız olmasın.

Baraj kıyısına inme çabalarımız, yolların inşaat nedeniyle kesilmiş olmasından dolayı başarısız kaldı. Ama biz yine ara yolları falan zorlayarak oldukça yaklaştık. Baştankaralar, alaca ağaçkakan , çıvgınlar derken süper görüntü veren iki küçük ağaçkakan dürbünlerimizde belirdi. Bir çift idiler !

Soner‘e dedim ki bir alan seçeceğim bak oradan çok güzel bir tür çıkacak. Seç bakalım dedi ama seçtiğim alana bir sürü daldı ne varsa önüne kattı. Ben ne yapayım gibi bir ifadeye bürünüyordum ki 4 kırmızı gagalı dağ kargası gökyüzünü şenlendirdi. Hatta biraz oyun da oynuyor gibiydiler! Saat 18:40.  Güzel bir günü daha gayet iyi bir havada bitirmiştik. Karnımız acıkmıştı. Diş Doktorumu Ermenek’ten aramıştım. O da otel müdürü arkadaşı, onu aramış. Akşama ikramlar bizi bekliyordu.

Bahar Bilgen

Nisan 2017